Kuşadası’nda Silah çekip Sopalarla Dövdüler..

Kuşadası mezarlık kavşağında iki araçla önünü kesip, silah zoruyla etkisiz hale getirdikten sonra araçtan indiren 10 kişilik grup, sopa ve silah kabzasıyla dövdüler. Mağduru, can havliyle kaçarak sığındığı benzinlik görevlileri kurtardı.

Edinilen bilgilere göre; Ayvalık’tan Kuşadası’na eski ortağıyla  görüşmek üzere yola çıkan Bahattin Ala (37) saat 22.30 sıralarında Kuşadası’nda mezarlık kavşağı’na girdiği anda, iki araçla önünü kesen eski ortağı’nın ve arkadaşlarının saldırısına uğradığı bilgisi verildi. Aracından silah zoruyla indirildiği öğrenilen Bahattin A.’nın saldırganların sopa ve silah kabzasıyla vurmaya başlamasıyla bir anda kanlar içinde yere yığıldığı ve fırsatını bulduğu bir anda kaçtığı öğrenildi. Benzinlik görevlilerinden yardım istediğini anlatan mağdur, polis ekiplerinin gelmesiyle rahat bir nefes aldığını ifade etti.

Zanlıların sorgulanmak üzere gözaltına alındığı, mağdurun ise sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından ifade vermek üzere Kuşadası Asayiş Büro Amirliği’ne götürüldüğü bildirildi.

Bahçeli’den seçimlere katılım çağrısı

Samsun’un Bafra ilçesinde halka seslenen Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Seçim süreci iyi değerlendirilirse Türk siyasi hayatının yeniden şekillenmesine vesile olabilir” dedi.

Devlet Bahçeli, “Bu süreç  iyi değerlendirildiği takdirde bir başka ifadeyle belediye başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı, milletvekilliği seçimleri Türkiye’de bir doğru üzerinde geliştirildiği takdirde Türkiye’nin geleceğinin belirlenmesinde, Türk siyasi hayatının yeniden şekillenmesinde ve belki de çok önemli olabilecek bir iktidar değişikliğine de vesile olabilecektir. O bakımdan bu seçimleri MHP olarak önemsiyoruz. Bu seçimlere tüm milletimizin yüksek oranda katılımını istiyoruz.” dedi.

 

Davutoğlu, BM Genel Sekreteri ile görüşecek

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM  Genel Sekreteri Ban Ki Mun görüşmesinde ilk olarak Ukrayna’da yaşanan gelişmeler, Suriye’de devam eden şiddet ve Kıbrıs’ta canlanan müzakere süreci değerlendirilecek.

Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde 16 Mart’ta erken referandum kararının ardından, Türkiye, bölgedeki gelişmeleri takip ederken Kırım Tatarlarının güvenliği ile de yakından ilgileniyor.

Davutoğlu, son olarak Ukrayna parlamentosu milletvekili ve eski Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve AGİT Dönem Başkanı İsviçre Dışişleri Bakanı ile telefon görüşmelerinde de, Türkiye’nin hassasiyetinin altını çizdi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Newyork’ta, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 2015-2016 dönemi adaylığı konusunda da, temaslarda bulunacak.

THY uçağının ‘slide’ı patladı

THY’nın İstanbul-Duşanbe seferini yapmaya hazırlanan TC-JRC kuyruk tescilli Airbus A-321 tipi Sakarya adlı uçağı yolcu alımı için hazırlıkların devam ettiği sırada kabin memurunun hatası sonucu slide olarak adlandırılan şişme kaydırak patladı.

Slide THY teknik ekipleri tarafından yenisi ile değiştirildi. 165 yolcusu bulunan uçak 50 dakikalık gecikmenin ardından saat 21.35′te Duşanbe seferini yapmak üzere havalandı.

HSYK’dan flaş açıklama

İstanbul Silivri’deki 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin açıklamasının ardından, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından açıklama yapıldı. 

HSYK’dan yapılan açıklamada, “Anayasa’ya göre mahkeme kurma ve kaldırma yetkisi TBMM’dedir” denildi. Anayasa’nın 142. maddesi hatırlatılarak, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetki gaspı yaptığını belirtildi. 

13. Ağır Ceza Mahkemesi yaptığı açıklamada, Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırma yetkisinin, TBMM’nin değil HSYK’nın görevi olduğunu belirtmiş ve Ergenekon sanıklarının tahliye talebini reddetmişti. 

Tahliye kararları peş peşe geldi

Azami tutukluluk süresinin 5 yıla inmesinin ardından, Ergenekon Davası sanıkları tahliye için başvuruda bulundu.

Talepleri değerlendiren mahkemeler; Doğu Perinçek, Muzaffer Tekin, Levent Ersöz, Bedri Gültekin, Hasan Yıldırım, Erkan Önsel, Tuncay Özkan, Sedat Peker, Levent Göktaş, Kemal Kerinçsiz, Alparslan Arslan, İbrahim Şahin, Yalçın Küçük, Şener Eruygur, Hasan Iğsız, Merdan Yanardağ, Mehmet Ali Çelebi, Alaaddin Sevim, Atilla Uğur, Hikmet Çiçek, Mehmet Demirtaş, Oktay Yıldırım, Serdar Öztürk ve Dursun Çiçek’in tahliyesine karar verdi.

Dursun Çiçek, Balyoz Davası’ndan hükümlü olduğu için, Alparslan Arslan da başka suçlardan dolayı cezaevinden çıkamayacak. Veli Küçük’ün tahliye talebi ise reddedildi.

Mahkeme, sanıkların tutuklu kaldıkları süre, delillerin toplanması ve karartılma kuşkusunun kalmaması gibi gerekçelerle tahliye etti.

Hakkında tahliye kararı verilenlerden; Tuncay Özkan, Levent Göktaş, Kemal Kerinçsiz, İbrahim Şahin, Sedat Peker, Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük cezaevinden çıktı.
 

Başbakan Erdoğan Ağrı’da konuştu

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı’da partisinin Adliye Meydanı’ndaki mitinginde yaptığı konuşmada, Türkiye’yi bir ve güçlü şekilde ileriye taşımaya çalıştıklarını söyledi.

Türkiye ile Ağrı’yı büyütmeye devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“12 yıl boyunca, ülkemize, milletimize hizmet mücadelesi verirken, birileri de bize çelme takmanın gayreti içine girdiler. Bunun en somut örneğini, çözüm sürecinde gördük. Biz 12 yıldır topraklarımıza akan kanı, topraklarımıza akan göz yaşını dindirmek için çırpınıyoruz. Biz 12 yıldır şu annelerimizin o yürek acısını dindirmek, babaların acısını dindirmek, gençlerin ölümünü durdurmak için çırpınıyoruz, Türkiye’yi bir olarak, beraber olarak birlikte istikbale taşımanın mücadelesini verirken birileri de bizi durdurmanın mücadelesini verdiler. Şu anda da veriyorlar.”

Geçen yıl Nevruz’un büyük coşkuyla kutlandığını, 77 milyonun baharı büyük bir heyecanla ve umutla karşıladığını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu nevruz kalıcı olsun diye dualar ettik. Bu bahar kalıcı olsun diye dualar ettik, Türkiye’de kan akmasın, gençler ölmesin, artık anneler ağlamasın diye dualar ettik. Allah’a hamd olsun geçen Nevruz’dan bu yana terör nedeniyle yeni acılar yaşamadık. İnşallah şimdi 2014 Nevruz’u 77 milyon hep birlikte, bir bütün olarak, kardeşçe yine büyük coşkuyla kutlayacağız. Geçen nevruzdan bu nevruza, ülkemizde bahar iklimi hakim. Son 1 yıldır artık kan akmıyor, ocaklar sönmüyor, son bir yıldır evlere, yüreklere ateşler düşmüyor. Doğu ve Güneydoğu’nun çehresi hızla değişiyor, coğrafi olarak 7 bölgede umut, heyecan daha da çoğalıyor. Artık kepenkler kapanmıyor, artık silah sesleri duyulmuyor, benim Ağrılı kardeşim köyüne rahatça gidiyor, mezrasına rahatça gidiyor, Ağrı Dağı eteklerinde rahatça dolaşıyor. Hamdolsun evlerimize huzur geldi, sofralarımıza bereket geldi. Şehirlerimiz cıvıl cıvıl. Bunu muhafaza edeceğiz. Bunu hep birlikte koruyacağız. Bu baharın kışa dönmesine, bu huzurun bozulmasına, ağız tadımızın kaçmasına hep birlikte izin vermeyeceğiz.”

ENGELLERİ, YASAKLARI KALDIRDIK

Her meseleyi siyaset zemininde konuşacaklarını, siyaset zemininde çözüme kavuşturacaklarını vurgulayan Erdoğan,

“Burada kardeşçe konuşuyoruz ve kardeşçe cevap istiyorum; 12 yıl önce Ağrı’ya gelseler, devlet, Ahmed-i Hani’nin Mem u Zin kitabını basacak deseler, Allah aşkına soruyorum inanır mıydınız? Herkes kendi ana dilini konuşabilecek, yazabilecek, kursa gidebilecek, denilseydi, inanır mıydınız? Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim mümkün hale gelecek denilse inanır mıydınız? Farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda serbest olacak denilse, inanır mıydınız? Televizyonda, 24 saat Kürtçe yayın olacak denilse, inanır mıydınız? İşte biz bunları başardık. Kardeşlerim, Ağrı’ya havalimanı yapılacak denilseydi, inanır mıydınız? Biz bunu başardık. Hayalleri gerçeğe dönüştürdük. Engelleri ortadan kaldırdık, yasakları kaldırdık“ dedi.

LAF DEĞİL İCRAAT İSTİYORUZ

Başbakan Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığınca bastırılan Ahmed-i Hani’nin Mem u Zin kitabını halka gösterirken, “İşte buyurun. Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Ağrılı Ahmet Hani’nin Mem u Zin kitabını Kürtçe ve Türkçe olarak bastı, buyurun. Laf değil icraat istiyoruz. İşte icraat. Tamam? Ruhu şad olsun. Şimdi Faki Tayran’ın Divan kitabını, Türkçe ve Kürtçe yayına hazırlıyoruz. TRT Şeş 24 saat yayın yapıyor, bütün anlamsız yasaklar tek tek kalkıyor. Doğu ile batı kucaklaşıyor, Kuzey ile Güney hasret gideriyor. Türkiye’de kardeşlik daha da güçleniyor” ifadelerini kullandı.

Çözüm sürecine yönelik 17 Aralık’taki alçakça saldırıya izin vermediklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“En büyük yolsuzluk, en büyük hırsızlık milli irade hırsızlığıdır. Bize yolsuzluk ve rüşvet iftirası atanlar, aslında milli iradeyi çalarak yolsuzluğun ve hırsızlığın en büyüğünü yapmak istediler. Biz bu milletin bir kuruşunu yedirmedik, yedirmeyiz. Milletin iradesini de gasp ettirmeyiz.”

ATMADIĞINIZ İFTİRA KALMADI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdardoğlu’nun, “Menderes hiç şaibeli konumda olmadı” dediğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Şimdi çıkmış CHP Genel Başkanı, ‘Menderes hiç şaibeli konumda olmadı’ diyor. Elinize, dilinize dursun be. Yapmadığınızı bırakmadınız, atmadığınız iftira kalmadı. Darbeden sonra bile alçakça iftiralar attınız, yetmedi idam ettiniz. Şimdi de çıkmışlar, arsızca, pişkince bize Menderes’i anlatıyorlar.”

Başbakan Erdoğan, “Devlet içinde devlet, paralel yapı istemiyoruz. Varsın onlar Pensilvanya’da olsunlar” diye konuştu.

Seçmenin, yerel seçimlerde gereken cevabı vereceğini vurgulayan Erdoğan, “Hizmet siyasetine mi oy vereceksiniz, yoksa ideoloji siyasetine mi oy vereceksiniz? Bunlar ideoloji siyaseti yapıyor” dedi.

Başbakan Erdoğan, dinleme iddialarına ilişkin, “Bu 3 kafadar yola çıktılar ama yolu şaşırdılar. Ellerindeki bütün malzemeler fos çıktı. Ellerindeki kasetlerin hepsi korsan çıktı. Bir darbe tertip ettiler, ellerine yüzlerine bulaştırdılar” şeklinde konuştu.
 

Cumhurbaşkanı Gül Berkin Elvan’ın babasıyla görüştü

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sokak olayları sırasında yaralanan ve 268 gündür yoğun bakımda tedavi gören 15 yaşındaki Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan ile görüştü.

 Berkin’in yaşadıklarından büyük üzüntü ve rahatsızlık duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, Sami Elvan’ın kendisinden bir talebi olup olmadığını sordu.

Sami Elvan, SSK Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin önünde destek için bekleyenlere polisin müdahale ettiğini belirtip, huzursuzluk olmasını istemediğini söyledi.

Elvan “Ben karakol nedir, polis nedir bilmem. Bu tür olaylar olmasını, huzursuzluk ve tatsızlık olmasını istemiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül de İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’yu arayarak gerekli ihtimamın gösterilmesini isteyeceğini söyledi.

Telefon görüşmesinin ardından Gül, Vali Mutlu’yu arayarak gerekli özenin gösterilmesi talimatını verdi.

 

“HSYK’yı göreve çağırıyorum”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Ergenekon davasındaki kararıyla ilgili HSYK’yı göreve çağırarak, hukuku tanımayan hakimlere yasal işlem yapılmasını istedi. Bozdağ, şunları söyledi: 

“Basına yansıyan bilgiler doğruysa, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi kaldırılmış bir mahkeme olmasına rağmen toplanarak koruma tedbirleri hakkında bir karar almıştır. Ortada olmayan bir mahkeme var. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi diye şu anda Türkiye Cumhuriyeti devletinde yargı organları içerisinde görev yapan bir mahkeme yoktur.”

Bakan Bozdağ, “Kaldırılan ağır ceza mahkemelerinde görev yapmış olan hakimler ve özel yetki ile soruşturma yapan cumhuriyet savcıları, sadece dosyaların devir işlemlerini yapma konusunda yasal bakımdan yetkilidirler. Bu mahkemelerde görev yapmış olan hakim ve savcılar koruma tedbirleri konusunda herhangi bir karar veremezler, soruşturma ve yargılama yapamazlar.” dedi.

“HSYK’yı bu konuda göreve çağırıyorum.” diyen Bozdağ, “ HSYK; hukuku, kanunu ve anayasayı tanımayan hakimlerle ilgili yasal işlem yapmalıdır. Verilmiş bulunan karar yok hükmündedir. Hukuk bakımından değeri kesinlikle yoktur.” ifadelerini kullandı. 

“Gönülleri buluşturuyoruz”

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Demokratikleşme Paketi ile inancını yaşamak isteyeni engelleyenlere ağır cezalar getirdiklerini, herkesin birlikte kardeşçe yaşayacağı yeni Türkiye inşa ettiklerini belirterek, “Alevi, Sünni, herkesin bir olacağı yeni bir Türkiye imal ediyoruz. Gönülleri buluşturuyor, kucaklaştırıyoruz. Silahları devreden çıkarıyor, artık siyaseti devreye sokuyoruz.” dedi.

“30 MART, CEVAP GÜNÜ OLACAK”  

Muş’un 30 Mart’ta vereceği kararın belli olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ben lafa bakmam. Biz bu lafçılardan çok çektik, ne olur artık çekmeyelim. 30 Mart’ta bunlara sandıkta gereken cevabı verelim. Muş, ‘ben büyüyen ekonomiye, büyüyen Türkiye’ye, çözüm sürecine bakarım.’ diyor. Benim Muş’lu kardeşim, ‘ben ideoloji siyasetine asla prim vermem’ diyor. İnşallah 30 Mart bunun cevap günü olacak.”

“BÖLGEDE SİLAHLAR KONUŞUYORDU”

Başbakan Erdoğan, bundan 12 yıl önce Muş’ta üniversite açılacağına, Kürtçe’nin seçmeli dil olacağına, Alevilik dersinin okutulacağına kimsenin inanmayacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“12 yıl önce insanımızın bunlara inanacak umudu, mecali yoktu, bölgede sadece silahlar konuşuyordu. Artık yeni bir süreç başladı. Bölgede kan, gözyaşı vardı. Bütün engelleri ortadan kaldırdık, yasakları ortadan kaldırdık. Bunları CHP’mi, BDP’mi, MHP’mi ortadan kaldırdı. Bunlar hangi yüzle sizden oy istiyorlar. Biz kardeşiz, biriz, beraberiz, hep birlikte Türkiye’yiz. Bizi kıskandılar, bizi ayırmaya çalıştılar, bölmeye çalıştılar ama ne engel varsa kaldırdık.”

“LAF OLA BERİ GELE” 

Yeni çıkardıkları Demokratikleşme Paketi ile siyasi partiler yasasını düzenlediklerini, farklı dil ve lehçelerde propaganda yasağını ve klavyeler üzerindeki yasağı kaldırdıklarını anlatan Erdoğan, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim yapılmasına imkan sağladıklarını belirtti.

Başbakan Erdoğan, “Çocuklara gereksiz şekilde okutulan ant vardı ya ona son verdik. MHP’nin Genel Başkanı diyor ki, iktidar olursa benim evimin karşısına bu andın levhasını asacakmış. İktidar olamayacağını biliyor ya onun için ne yapsın, laf ola beri gele” dedi.

“MUŞ’A HERHALDE HİÇ GELMEMİŞTİR”  

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Başörtüsü sorununu ben hallettim.” dediğini belirten Erdoğan, “Benim burada Kılıçdaroğlu’ndan bahsetmem yerinde değil zaten. Çünkü o bugüne kadar Muş’a herhalde hiç gelmemiştir, adresini de bilmez.” şeklinde konuştu.  

“YENİ TÜRKİYE İNŞA EDİYORUZ”  

Başbakan Erdoğan, yıllarca vatandaşların “Kürtsün, Türksün, Zazasın” denilerek hizmetten alıkoyulduklarını belirterek, “Şimdi eğer birisi sen Türksün, Kürtsün, sen Zazasın, sen şusun, busun diyerek hakaret ederse ağır cezalar gelecek. İnancını yaşamak isteyeni engelleyenlere ağır cezalar getiriyoruz. Herkesin birlikte kardeşçe yaşayacağı bir yeni Türkiye inşa ediyoruz.” dedi.

Başbakan Erdoğan, “Gerçekten çok reformlar yaptık, bu reform sürecini hızla devam ettireceğiz. Ama bundan rahatsız olanlar var, Türkiye’nin terör meselesini çözmesinden rahatsız olanlar var, gençlerin ölmüyor olmasından, annelerin ağlamıyor olmasından rahatsız olanlar var. Kardeşlerim sizin artık kepenkleriniz kapanmıyor ya bundan rahatsız olanlar var, artık silahlar konuşmuyor ya bundan rahatsız olanlar var.” şeklinde konuştu.

“BAŞARILI OLAMADILAR”

Başbakan Erdoğan, “Provokasyonlar yaptılar. Oslo’da yaptılar, ardından MİT Müsteşarımı tutuklamak istediler. Paris’te suikastler yapmak istediler, Gezi olayları dediler, ekonomik durumu bozmak dediler, çözüm sürecini durdurmak dediler, ama başarılı olamadılar.” dedi.

“BUNLARDA FESAT VAR”  

“Burada Pensilvanya’dan bahsetmeyeceğim.” diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Siz zaten Pensilvanya’nın ne olduğunu biliyorsunuz değil mi? Onlara en güzel cevabı 30 Mart’ta vereceksiniz ben buna inanıyorum. Kardeşlerim bunlarda yalan var, bunlarda takiye var, bunlarda fitne var, bunlarda fesat var. Müslüman’da bunların hiçbiri olamaz. Şimdi SMS’ler atıyorlar, ‘AK Parti’nin dışında kime oy verirseniz verin, CHP’ye MHP’ye BDP’ye herkese verin yeter ki AK Parti’ye vermeyin.’ Ya iki sene öncesine kadar AK Parti’ye oy vermek doğruydu da, şimdi ne oldu da ‘AK Parti değil de oralara’ diyorsun. O zaman sende bir hal var.”

“SAİD-İ NURSİ GİBİ HAREKET ETMEDİ”

“İki insan arasındaki mahrem görüşme dinlenir mi? Başbakanın, cumhurbaşkanıyla veya bakanlarıyla yaptığı görüşmeler dinlenir mi?” diye soran Erdoğan, şöyle konuştu:

“Ama bunlar dinlediler. Bu şekilde davrananlar dini bir cemaat olabilir mi? Değerli kardeşlerim Said-i Nursi, ‘Mekke’de olsam ülkeme dönmek isterim’ diyordu. Birinci dünya savaşında bu bölgede savaştı, vatanını savundu, esir düştü, Sibirya’ya götürdüler. Güya Said-i Nursi’nin peşinde olduğunu söyleyen Pensilvanya’daki bu zat, Said-i Nursi gibi hareket etmedi. Said-i Nursi Sibirya’dan hemen fırsatı bulup Türkiye’ye döndü ama bu zat, Türkiye’den 1999′da başka bir ülkeye kaçtı. Çok enteresan Kürt olduğu için Said-i Nursi’nin yanına gitmeyenler şimdi de çözüm sürecini sabote etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.”

“BUNLAR İSTİKAMETİ KAYBETMİŞLER”

“Bunlarda çok değişik anlayışlar oluşmaya başladı.” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:  

“Birisi rüyasında Peygamberimizi görüyormuş. Tweet atıyor, Peygamber Efendimiz de ona diyormuş ki, ‘Tweeti iki katına çıkartın’. Ya Peygamber Efendimizin işi gücü yok da senin tweetinle mi uğraşacak. Bunlar istikameti kaybetmişler. Bunlar montajcı, bunlar kasetçi, bunlar tweetçi, ne istersen var bunlarda. Cumhuriyet Halk Partisi Said-i Nursi’nin kitaplarını yasakladı. Said-i Nursi’nin dirisine tahammül edemediği gibi ölüsüne bile zulmetti ve Urfa’dan kaldırdı onun o cesedini Isparta’ya götürdü. İşte şimdi bu CHP ile Pensilvanya’daki zat ittifak yapıyor.” 

kuşadası son dakika, son haber, son saniye, son haberler, son dakika haberler, Son Dakika, sondakika, son dakika kuşadası, Kuşadası, KUŞADASI, kuşadası, Kusadasi, KUSADASI, kusadasi, haberi, haber, haberler, haberleri, HABER, HABERİ, HABERLERİ